11.06.2020, 23:44

Z Kuşağı Neden Devlet Memuru Olmak İstiyor?

 Z kuşağı garantici mi? İş hayatı onlar için ne ifade ediyor? Türkiye'deki Z kuşağı dünyadaki akranlarından neden farklı? Hayallere ne oldu? İstekler değişiyor. Yerini güvenceye bırakıyor.


 Bazı kaynaklarda 1996 yılında başladığı belirtilmiş olsa da 2000 yılından itibaren doğmuş olanlar Z kuşağı olarak gösteriliyor. Aynı zamanda günümüzün genç neslini de oluşturuyorlar. Analitik düşünebilen, yenlikçi bakış açısına sahip bu kuşak, teknoloji odaklı olması ile dikkati çekiyor.

Dell için Dimensional Research Research tarafından 2018 yılı Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada on yedi ülkede on iki binin üzerinde lise ve sonrası okullarda okuyan 16 ila 23 yaşlarındaki öğrenciler baz alınmıştır. Türkiye sonuçlarına göre yüzde elli yedi oranında Z kuşağı, gelişmiş teknolojik alanlarda çalışmak istiyor. Araştırma ve geliştirme eğilimi içinde olmayı seçiyor. Bu oran dünya ortalamasının da üstünde.

Dell EMC Türkiye Genel Müdürü Sinan Dumlu'nun değerlendirdiği araştırma sonuçlarında Türkiye'deki jenerasyon, dünyadaki yaşıtlarına göre daha fazla öz güvenli ve teknoloji meraklısı. Bu jenerasyonun yüzde altmış altısı koşulları aynı olan iş yerlerinde seçim yaparken sağlanan teknolojinin önemli olduğunu belirtiyor. Yine aynı araştırma sonuçlarına göre bu jenerasyon, makine ve insanların bütünleşip ekip çalışması içinde olmasını bekliyor. Yüzde elli üçlük bir oranla bu alanda dünyanın en iyimser kitlesi oldular. 


Bu güzel isteklere ne oldu? İş aramaya sıra gelince durum değişti. Bakış açısı değişti. Daha doğrusu  değiştirmek zorunda olduklarını hissettiler. Önlerinde aşılması zor gibi gördükleri bir işsizlik var. Bu yetmezmiş gibi bir de tecrübesizlik var. Başvurularda tecrübe şartı aranırken, Z kuşağı da iş bulma konusunda biraz daha umudunu kaybediyor. Ayrıca yeterliliklerine güvenseler dahi aranılan deneyim ve sosyal beceriye sahip olamamaktan endişe duyuyorlar. İş bulabilenler ise işlerinde güvence istiyor. İşten çıkarılma korkusu, henüz işe girmeden onları sarmış durumda. Hayaller masumiyetini yitirmişken, hayatın gerçekleriyle karşılaşmışken nasıl iyimser kalabilirler? Güvendikleri yeteneklerine uygun iş bulmak artık sadece bir hayalden ibaret. Ne yeteneğe ne de mezun olunan okula göre iş aranıyor. Hatta istekler dahi sorgulanmıyor. Çünkü iş kapanın elinde. İş aslanın ağzında bugün.


Günümüzde sonuç olarak gençlerin yüzde altısı kendi işini kurmak, yüzde kırk üçü devlet memuru olmak isterken, yüzde yirmi üçü  özel sektörde çalışmayı, yüzde on sekizi de aile mesleğini sürdürmeyi düşünüyor. Kendi işini kurmak genel olarak belli bir sermaye gerektirdiğinden ve işin risklerinden dolayı düşük oranda kalıyor. Aile mesleğini sürdürmek ise var olan bir birikimden ve öğrenilmişlikten dolayı daha cazip durumda. Tabi bu da her aile için geçerli değil elbette. 


Bugün baktığımızda Z kuşağı büyük oranda devlet memuru olmayı istiyor. Tercihlerini bu yönde kullanmaya çalışıyor. Kendilerine nedeni sorulduğunda ise alınan cevap ''garanti'' oluyor. ''Özel sektörün her zaman batma riski olabilir'' şeklindeki düşünce, onların devlet memuru olma isteklerini biraz daha arttırıyor. Devlet batmayacak tek kurum olduğundan, Z jenerasyonu da sadece bu şekilde güvende hissedeceğini düşünüyor. Kendilerini garantici olarak niteliyorlar. Devlet memuru olmayı hedefliyor olmaları, Türkiye'deki Z jenerasyonunu dünyadaki akranlarından farklı kılıyor. Yirmi ülkeden yirmi binin üzerinde genç ile yapılan Varkey Vakfı'nın anket sonuçlarına göre, en karamsar düşüncelere sahip gençler Türkiye'dekiler. Yeni mezunların yüzde doksan dört gibi oranla çok büyük bir kısmı, ilerideki iş hayatlarını düşündüklerinde endişeye kapılıyor.  Bu da onların gelecek kaygısı yaşamasına neden oluyor. Hepsinin sonucu olarak bugün Türkiye'de iş arayan yeni nesil gençler, garantici olmayı seçiyor ve devlet memuru olmak istiyor. Güvende olmak adına işsiz kalma korkusu yaşamak  istemiyorlar.


Yorumlar (0)