Kamuda Taşeron İşçi Zorla Emeklilik Sorunu

2017 yılında çıkmış olan 696 sayılı KHK’nin taşeron işçi ile ilgili maddeleri emekçiyi vurmaya başlamış durumda.Taşeron olarak kadroya alınmış olan işçiler, hak kazanmış oldukları anda resen emekli edilmeye başlanmış durumda. Bunun dışında eşleri başka şehirlerde çalışan işçilere tayin olanağı da sağlanmıyor.

KAMU İŞÇİSİ 22.03.2021, 22:55
Kamuda Taşeron İşçi Zorla Emeklilik Sorunu

Kamuda Taşeron İşçi Zorla Emeklilik Sorunu

2017 yılında çıkmış olan 696 sayılı KHK’nin taşeron işçi ile ilgili maddeleri emekçiyi vurmaya başlamış durumda.Taşeron olarak kadroya alınmış olan işçiler, hak kazanmış oldukları anda resen emekli edilmeye başlanmış durumda. Bunun dışında eşleri başka şehirlerde çalışan işçilere tayin olanağı da sağlanmıyor.

Aralık 2017 yılı itibari ile çıkarılmış olan 696 sayılı KHK ile kamuda taşeron işçiler olan kadroya, belediyelerde çalışmakta olan taşeron işçiler ise belediye şirketi bünyesine alınırken, bu genelde düzenlemede yer almış olan şu cümleler bugün emekçilerin başına dert olmuş durumda.

“Bun taşeron işçilerin istihdam süreleri hiçbir şekilde asla sosyal güvenlik kurumları içinde emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları andaki tarihi geçemez.” İşte bu ifade şuanda resen emekli edilmeye neden olmakta.

Gerekli bilgileri vermekte olan Tez-Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu, kadroya geçirilmiş olan işçilerden emeklilik zamanı gelenlerin iş sözleşmelerinin bir gün daha çalışmalarına olanak tanınmadan sonlandırıldığını söyledi.

Buna karşın özel ya da kamuda çalışan bu tür kadrolar dışındaki tüm işçilerin çalışma haklarının kendi onay ya da oluru olmaksızın sonlandırılamadığına vurgu yapan Özdemiroğlu, şöyle devam etti:

ANAYASAYA DA AYKIRI

“Bu uygulama Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle anayasamızın temel hükümlerine tartışmasız biçimde aykırı. Bu durum öncelikle ‘yasak’ kavramı ile vurgulanan ağır bir ‘ayrımcılıktır.’ Çünkü aynı işte, aynı sürelerle çalışan ancak kamu kuruluşunda kadroya geçirilen tüm işçilere yönelik bir haksızlıktır.”

Sayın Özdemiroğlu, genelde tüm çalışan kişilerin, özel olarak işçi statüsünde kamu ve özel işyerleri bünyesinde çalışan milyonlarca taşeron işçinin ekonomik ve sosyal sorunlarının ekonomik bunalım ve salgın koşullarında her geçen gün daha da arttığını, özellikle insan onuruna yakışır koşullarda çalışma hakkının öneminin belirgin biçimde öne çıktığını söyledi.

‘ÇALIŞMA HAKKI’ BİTTİ

İnsan Hakları Evrensel Bildirge-si’nin 23. maddesine göre “Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı olduğunu” hatırlatan Özdemiroğlu, Türkiye’nin 2005’te kabul ettiği Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 1. maddesine göre de devletin “çalışanların özgürce edindikleri bir işle yaşamlarını sağlama haklarını etkili biçimde korumayı” güvence altına almak zorunda olduğunu vurguladı.

Ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleriyle güvenceye alınan çalışma hakkının, herkese işini özgürce kabul etme ve seçme hakkı verdiğini anlatan Özdemiroğlu, “Taşerondan kadroya geçirilen işçilere yönelik gerçekleştirilen tüm haksız uygulamalar artık son bulmalı. Yüz binlerce işçinin ayrımcılık ortamına itilerek kendilerinin ve ailelerinin yaşamı karartılmamalı. Tez-Koop-İş, taşerondan kadroya geçen üyelerimizin haksızlıklara karşı her koşulda yanında olmayı sürdürecektir” dedi.

‘ADALETSİZLİK VE HAKSIZLIK’

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da KHK ile kadro alan işçilerin toplusözleşme düzenine geçmelerine karşın tayin ve becayiş konusunda adaletsiz ve haksız bir uygulamayla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Arslan, “696 sayılı KHK’ye atıfta bulunarak kadro alan arkadaşlarımızın tayin ve becayişlerinin olamayacağı konusunda bazı iddialar var. Eşi başka ilde kendisi başka ilde çalışan arkadaşlarımız var. Bu durum insan hakları ve eşitlik anlamında ciddi bir adaletsizlik ve haksızlık. Bu konunun çözülmesini istiyoruz” dedi.

KHK ile kamuya geçen işçilerin 1 Kasım’dan itibaren kamunun sistemine dahil olduklarını anımsatan Arslan, şu vurguyu yaptı: “Emeklilik işlemi sosyal güvenlik sistemimizde işçinin talebiyle olabilir. İşçi talep ederse emeklilik isteyebilir. Talep olmadıkça işçiler zorla emekli edilemezler.” Mahmut Arslan ayrıca konuyu Anayasa Mahkemesi’ne kadar götürüp, eşitsiz ve adaletsiz uygulamanın iptal edilmesini isteyeceklerini açıkladı.

Kaynak: Kamu Personel Alımı
Yorumlar (0)