Öğrenci Servisi Araç Sahibine Kesilen Ceza Hukuka Uygun Bulunmadı

Belediyeden izin ve ruhsat alınmadan öğrenci servisi yapan ve ceza yazılan araç sahibi kendine kesilen ceza için idare mahkemesinde kaybettiği davayı Danıştay da haklı bulunarak kazandı.

Öğrenci Servisi Araç Sahibine Kesilen Ceza Hukuka Uygun Bulunmadı

Danıştay 15. Dairesinde görülen 2016/8544 esas ve 2018/4296 karar sayılı içtihat ile belediyeden izin ve ruhsat almadan araç kullanan servislere trafik polisleri tarafından düzenlenen ve aracın şoförüne ve servis sahibi adına ciddi miktarlarda cezalar düzenlenmektedir.

Bu şekilde bir mağduriyet yaşan servis sahibi kesilen cezanın haksız olduğu yönünde idare mahkemesine açtığı davayı kaybetmiş ama Danıştay tarafından idare mahkemesinin kararı bozularak aracı kullanan kişi ile araç sahibi farklı kişiler olduğundan cezaların şahsiliği ilkesi gereği araç sahibine kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu kararı verildi.

Dava dosyasının incelenmesinden, görevli polis memurlarınca 09.11.2015 tarihinde yapılan denetimde davacıya ait 09 … plakalı araçla ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın öğrenci servis taşımacılığı yapıldığının tutanakla tespit edildiği, bu tespit üzerine 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın trafikten men işlemi tesis edildiği, bakılan davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın onbeş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; alınması gereken izin veya ruhsatı olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücünün araç sahibi olmaması hâlinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan birinin hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanmasını gerektirdiği, itiraz konusu kuralda araç sahiplerinin hangi eylemlerinin suç sayıldığı için başkasının eyleminden sorumlu tutulduğu açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının da ne suretle oluştuğunun belirtilmediği, kuralın bu yönleriyle açık ve belirgin olmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "araç sahibine" ibaresi yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 2. maddesine, 31.5.2012 tarihli ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın; birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiştir.

Kanun'un Ek 2/3. maddesinin anılan karar sonrasındaki haline göre, ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı olarak yapılan yolcu taşımalarında, araç sahibi ile sürücünün farklı kişiler olması halinde; araç sahibine idari para cezası verilemeyeceği ve aracın trafikten men edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta; tespit tutanağında araç sürücüsü olarak tespit edilen kişinin aracın sahibi olmadığı anlaşılmakta olup, dava konusu işlemin dayanağı Kanun hükmü iptal edildiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Aydın 1. İdare Mahkemesi'nin 24/03/2016 tarih ve E:2015/1020; K:2016/391 sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş.

Kamu Personel Alımı

Güncelleme Tarihi: 18 Kasım 2018, 20:21
YORUM EKLE