Dünya Çok Büyük Bir Tehlikeye Sürükleniyor

Geçtiğimiz 2020 yılının dördüncü çeyreği itibari ile toplam olarak küresel borç oranı, tarihi olarak rekor seviyesi olan 277 trilyon dolara çıkarak, küresel olarak GSMH'nin yüzde 365'ine ulaşmış durumda.

EKONOMİ 08.02.2021, 07:40 09.02.2021, 00:01
Dünya Çok Büyük Bir Tehlikeye Sürükleniyor

Dünya Çok Büyük Bir Tehlikeye Sürükleniyor

Geçtiğimiz 2020 yılının dördüncü çeyreği itibari ile toplam olarak küresel borç oranı, tarihi olarak rekor seviyesi olan 277 trilyon dolara çıkarak, küresel olarak GSMH'nin yüzde 365'ine ulaşmış durumda.

Birbirine görünmez bir şekilde halkalar ile bağlı olan bir zincir gibi küresel olarak ekonomik düzenin bir bölümünde ortaya çıkacak olan yapısal bir risk, tüm sistemi tehdit edecek çok ciddi sonuçlar oluşturabilir.

Küresel olarak borç seviyelerinin 2007 ile 2009 finansal krizlerinin etkilerinin azalmış düşünülen 2012 yılı itibari ile günümüze kadar yaklaşık 52 trilyon dolar ile yaklaşık yüzde 23 oranında artış göstermesi, mevcut olan borçların ödenebilirliğine ait endişelerin artmasına yol açmaya devam ediyor.

Son olarak korona virüs salgını sonrasında zoraki olrak atılan ekonomik ve finansal adımların oluşturmuş olduğu büyük yük, kötümser ihtimalleri güçlendirmeye devam ediyor.

Dünya Bankası Başkanı olan Sayın Malpass, Koronavirüs salgınından önce rekor düzeylerde bulunmakta olan, hem iç hem de dış borç oranlarının gelişmekte olan ülkelerdeki yıkıcı daralma sebebi ile daha ağır hale geldiğini söylemişti.

Başkan Malpass, Dünya Bankası’nın “dördüncü borç dalgası” olarak adlandırdığı durumun üstesinden gelmek için kapsamlı bir dizi politika müdahalesine ihtiyaç olduğunu dile getiriyor.

Yakın geçmişteki benzer borç dalgaları, 1980’lerdeki Latin Amerika borç krizi ve 1990’lardaki Asya mali krizi ve 2007-2009 yıllarındaki Avrupa borç krizleriyle sonuçlanmıştı.

PANDEMİ SONRASI GELİŞMELER

Salgının başlangıcından bu yana, hükümetler, geniş tabanlı kapanmalar ve sosyal mesafe önlemleriyle ilişkili ekonomik faaliyetteki keskin düşüşleri telafi etmek için genişletici para ve maliye politikalarına ağırlık verdiler.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi çok işlevli uluslararası finansal kurumlar tarafından verilen kredilerdeki artış, gelişmekte olan ekonomilerin acil sağlık durumlarına yönelik müdahaleleri finanse etmeye yardımcı olmasına rağmen, daha zengin ülkeler krize cevap verme becerilerinde belirgin bir avantaja sahip oldu.

IMF’nin 2020 Aralık ayında yayınlanan politika notlarında da dikkat çekildiği üzere, 2007-2009 krizinden farklı olarak, dünyanın birçok ekonomisinde bankalar makroekonomik teşvikleri çeşitli geçici kredi operasyonlarıyla desteklediler.

Bu önlemler, istihdam kaybı ve gelirde düşüş yaşayan hane halklarının yanı sıra, kitlesel kapanma ve normal faaliyetteki genel aksaklıklardan kaynaklı etkileri azaltmaya çalışan işletmeler için bir miktar nefes alma fırsatı sağladı.

Kaynak: Kamu Personel Alımı
Yorumlar (0)